Avrupa yakası escort Şişli escort Mecidiyeköy escort Taksim escort Beşiktaş escort Etiler escort Nişantaşı escort Ortaköy escort Levent escort Maslak escort Cihangir escort Çağlayan escort Fatih escort Kadıköy escort Aksaray escort Beyoğlu escort Kagıthane escort Florya escort Çapa escort berlin escort escort Dubai porno izle seks hikayeleri sex hikayeleri popads

BURASI TÜRKİYE BİRADER!
Kamuoyunda artık duymaktan imtina ettiğim illallah dediğim cümlelerin başında: "Burası Türkiye birader”, “Ancak Türkiye'de olur", "Burası Türkiye hoş görmek lazım!", "Burası Bolu her şey oluuu!" v.s geliyor... Genelde tam kırmızı kartlık olayların akabinde sarf edilen bu cümleleri makalemi okudukça ben sevmesem bile sizlerin bir kez daha dillendireceğiniz kanaatindeyim... Ömrümün yarısını doğrusuyla yanlışıyla gazetecilik mesleğini icra ederek geçirdim...Haberlerimizde etik olmamasına rağmen bazen taraf ve taraftar olduk bezende karşıt. Ancak bu kez ne taraftar ne de karşıtım. Mesleği attık bir köşeye bırakarak, sahada ki takım ve oyunculara tarafsız hakemlik yapan bir vatandaş gözüyle bakıp gözlemlerimi aktaracağım... Hakemlik dedik ya elimde son günlerde yaşanan oyunlar karşısında  3 Kırmızı kart hakkım var kullanabileceğim.
****

 NE UMDUM NE BULDUM:REFARANDUM!

Bildiğiniz üzere geçtiğimiz günlerde Türkiye'nin en sevilen belediye başkanı ve geleceğin liderleri arasında gösterilen Mustafa Sarıgül'ün yönettiği Şişli'nin önemli 3 mahallesi buradan alınıp Sarıyer'e bağlandı... Bu 3 mahalle Ayazağa, Huzur ve Maslak'tı... Özellikle sadece Şişli'nin değil İstanbul'un  ekonomisinin can damarı olan Maslak tamamen holdinglerin bulunduğu bir semt ve oy kullanan çok az insan var... Huzur ve Ayazağa ise Şişli'nin taşrası diyebileceğimiz bir varoş semtlerdi... Hükümetimizin temsilcisi Ak Parti ise varoşların oylarını hep cepte keklik bilmiştir kurulduğundan bu yana... Yani hesap şu "Şişli'yi Sarıgül’den almak imkansız ancak şimdilik CHP'li Şükrü Genç'in yönettiği Sarıyer'i geçmişte olduğu gibi önümüzdeki ilk yerel seçimlerde yine Ak Parti alacaktır!" Ondan sonrası zaten ballı-lokma tatlısı... Tüm bu olanlar  Büyükşehir Yasası'na dayandırılarak gece yarısı alınan bir karar neticesinde cereyan etti. İyide sormazlar mı yahu sen burada yaşayan halka sordun mu, halkın kararı ne, hani çoğulcu katılımcı demokrasi? Burada yaşayan vatandaşların başkanlarını seçmek için oy kullanmadılar mı? Gazeteci arkadaşımız İbrahim Özgür KUTLAY konuyu kalemine dolarken ironiyle birlikte şu ifadeleri kullanmış: 

"Belediye otobüsü rengi ne olsun? Sarı mı, turuncu mu, Lacivert mi, Erguvan mı?

Bunun kararını kim vermeli

TABİKİ o otobüsleri kullanacak kişiler yani halk?

Peki gelelim sınır değişikliğine; Sizi Şişli’den aldık Sarıyer’e verdik?

NEDEN?

Eee hani referandum, Otobüs rengini sor bunu sorma"

Meslektaşım Sayın Kutlay'a katılıyorum böyle demokrasiye benden de KIRMIZI KART
****
İNSANIN CİNAYET İŞLEYESİ GELİYOR!
Taksici cinayetlerini bilirsiniz... Adlarına hapçı gaspçı her ne deniyorsa cebinde en fazla 100 TL bulunan ticari taksi şoförlerinin hayatına neden son verdiklerini merak ediyor musunuz? Taksi şoförleriyle bunların ne alıp veremediği olabilir ki? 
Bu itik kopuk tayfası gasp maksatlı bindikleri taksi şoförlerinin cebinde bulunan 3-5 kuruşu aldıktan sonra  olmazsa olmazlarının başında bir de bu zavallı insanları öldürerek yaşam haklarını ellerinden alıyor. Çünkü kanunlarımız gasp suçuna 36 yıl cinayete 8 yıl cezayı öngörüyor... Öldürülen maktul öldürüldüğünden şikayet edemeyeceği dolayısıyla katilin eşkâlini veremeyeceğinden bu gözü dönmüşlerin yakalanma riski azalmış oluyor. Es kaza yakalanmış olsalar bile tek şahit olan zavallı şoför öldürüldüğünden bu canilerin ifadeleri doğrultusunda olayın sebebinin "küfür v.s sebeplerle işlenmiş adi bir cinayet olduğu yönünden yargılanıp cinayet cezası alıyorlar... İyi hal falan derken 3-5 yıl yatıp yeniden mesleklerini icra için aramıza katılıyorlar... Birde cezaevinde "leşi var, adam cinayetten gelmiş!" v.s gibi içeride de aslanlar gibi misafir ve baba muamelesi görüyorlar!
Yeni Anayasa'da umarım göz ardı edilmez... Aksi halde benden KIRMIZI KART!
****
Tam 12 Eylülden bu yana 67 gün boyunca 700'e yakın kişi ölüm orucundaydı. BDP, KCK ve PKK tutukluları baş roldeydi. İzlerken bazen içim cızz etti bezende "zavallılar kullanılıyorlar!" diye düşündüm. Özellikle Siirt belediye başkanı Selim Sadak'ın katkı ve destek olsun diye büyük şovlarla açlık grevine girip bir gün sonra ise  Ankara'nın en lüks kebapçısında rakı masasında ki görüntülerini bizde HABERTEMPO'da verdikten sonra şaftım hepten kaydı. Hele Başbakan Erdoğan'ın açlık grevi yok hepsi hikaye deyip 1-2 kişiden ibaret düşünmesi ise olayın başka bir komedi tarafıydı. Nasıl kim tarafından koskoca ülkeyi yöneten bir başbakan yanlış bilgilendirilip halk nazarında komik duruma düşürülebilirdi... Adalet Bakanlığı, İç İşleri Bakanlığı olayı küçümseme adına oyuna bu kadar nasıl gelebilirlerdi... Nihayet 67 gün sonrasında Terör örgütü lideri Öcalan'ın emir ve talimatıyla ölüm oruçlarını sona erdirdiler. Her gün olmasa bile son bir ayın en yoğun gündemini teşkil eden bu hadiseyi anlamakta çok güçlük çektim. 67 günün karşılığında ölüme ramak kalarak bu direnişe bir emirle son verdiler... Ölüm oruçlarının sona ermesinden sonra Sosyal Medya’da "Bu kişiler acaba ömrü hayatlarında kaç gün oruç tutmuştur ki APO için ölüm orucu tuttular!" diye topic olan cümleler sarf ettiler... 
Bence her yönüyle değerlendirilmesi gereken bir hadiseydi son 
KIRMIZI KART'ım da bu oldu!
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

bostancı escort kurtköy escort