Avrupa yakası escort Şişli escort Mecidiyeköy escort Taksim escort Beşiktaş escort Etiler escort Nişantaşı escort Ortaköy escort Levent escort Maslak escort Cihangir escort Çağlayan escort Fatih escort Kadıköy escort Aksaray escort Beyoğlu escort Kagıthane escort Florya escort Çapa escort berlin escort escort Dubai porno izle seks hikayeleri sex hikayeleri popads

Gözlerimi bir an olsun kapatıp, internetten önce ve internetten sonraki hayatı düşünmeye çalıştım. Yokluğu her anlamda hayatı felç edecek bir hissiyat uyandırdı bende. Ancak onu bayağılaştıran yeri gelince suç makinası olarak kullanan yada çocuk pornosu örneğinde olduğu gibi adileştiren insanlar gerçek dünyadaki gibi sanal alemde de mevcut...Benim de çok önceleri marifet bilip sık sık yapmaya başladığım 'spam' tabir edilen e-postalar  bazen bu dünyayı çöplüğe çeviriyor gözümde...Bu yüzden gerçek maillerimi okumadan bu çöplük arasında 'delete' ettiğim çok olmuştur.
Yine mail kutumu dolduran spam temizliği arasında ; Sevgili gazeteci arkadaşım Aynur Cihan Tarakçı Hanımefendi tarafından gönderilen ve hayati önem arzedecek maili son anda farkettim. Aynur Hanım; Psk. Emel Kalınkılıç tarafından kaleme alınarak sanal ortamda paylaşıma sunulan bir yazıyı grubuna göndermişti. O sorumluluğunu yapmıştı...Şimdi sıra bana geçti...Benden de bu yazıyı okuyacak tüm Habertempo'nun kalem dostlarına geçecek ...
'Lütfen sevdiğiniz/sevmediğiniz herkese ulaştırın!' başlığı ile gelen metnin noktasına dahi dokunmadan burada yer veriyorum....
İşte 'Nasıl bir dünya da yaşıyoruz yaaaa... ' dedirtecek o satırlar:
"Bir genç Cumartesi gecesi bir partiye gidiyor. Çok eğleniyor, birkaç bira içiyor. 
Partiden tanıştığı bir kız ondan çok etkilenmiş görünüyor ve onu başka bir partiye davet ediyor. 
Hemen kabul ediyor ve diğer partinin gerçekleştiği yerde birkaç bira daha içiyor ve daha sonra anlaşıldığı üzere birileri buna uyuşturucu veriyor. (hangi uyuşturucu olduğu Bilinmiyor) 
Daha sonra bu genç uyandığında içi buzla doldurulmuş bir küvette çırılçıplak olduğunu anlıyor. 
Hala içkinin etkisinde olduğunu hissediyor ve etrafına baktığında yalnız olduğunu anlıyor, 
etrafına bakıyor göğsünde rujla yazılmış bir kâğıt olduğunu fark ediyor. 
Kâğıtta şöyle yazıyor: 
"112'yi ara yoksa öleceksin!..." 
Küvetin yakınında da bir telefon görüyor ve hemen 112'yi arıyor. Ama nerede olduğunu, ne 
içtiğini, kimlerle olduğunu bilmediğini söylüyor. 
Operatör hemen ona küvetten çıkmasını ve bir aynanın karşısına geçmesini söylüyor. Genç, göğsünde hiçbir anormallik görmüyor ama Operatör sırtına bakmasını söyleyince, sırtında 2 tane büyük yarık olduğunu fark ediyor. Bunun üzerine operatör, onun tekrar buz dolu küvete dönmesini ve orada ambulansı beklemesini söylüyor. Hastanede yapılan incelemeden sonra, onun 2 Böbreğinin çalınmış olduğu anlaşılıyor. 
Her bir böbrek karaborsada 10.000-100.000 Dolar ediyor
( gencin bundan haberi yok tabii ) 
Daha sonra anlaşıldığına göre: 2. parti tamamen sahte, bu işe karışan insanların çok iyi tıbbi bilgileri var ve verilen uyuşturucu eğlence amacını içermiyor. 
Şu anda bu genç hastanede, onu yaşamda tutan bir alete bağlanmış durumda ve hala dokularına uygun bir böbrek bekliyor. Mafya profesyonellerle çalışıyor. 
Büyük şehirlerde aktif durumda çok böyle grup olduğu biliniyor 
Tüm dünyada New Orleans, New York ve bir söylentiye göre İstanbul, Adana, İzmir, Antep ve Ankara'da da faaliyet gösteriyorlar. 
Bu mafya çok iyi örgütlenmiş ve finanse edilmiş 112 bu suçu artık tanıdığından dolayı, kişileri hemen aynaya yönlendirerek, olayın boyutunu anlamaya çalışıyor. 
Lütfen bu hikâyeyi tanıdığınız herkese anlatınız, paylaşınız, bu herkesin başına gelebilir. 
Hukuk Fakültesinde okuyan bir arkadaşımdan ise bir çay muhabbeti esnasında başka bir olayı dinledim. 
Yine bir genç kardeşimiz Sultanahmet civarında bir çay bahçesinde oturuyormuş. Bir çay söylemiş. Yan masaya iki adam oturmuş ve onlar da çay söylemişler. Çaylar gelmiş, çayı 2 adama uzatan garsona, adamlar 'yok' demişler, 'delikanlıya ver', daha önce geldi kendisi'. Delikanlıyla 'yok, siz için' vs. gibisinden ufak şakalaşmalar olmuş. Çaylar yudumlanırken 2 adam yemekte oldukları Bisküvilerden delikanlıya uzatıp 'buyurun, alın' demişler.Delikanlı da kıramamış ve birkaç tane alıp yemiş. Daha sonra otobüsüne binmek için oradan kalkmış.Otobüse bineceği sırada uykusu gelmeye başlamış, etrafına baktığında çay bahçesindeki adamların kendisini izlediğini fark etmiş ve telaşa kapılmış.Çoğu kimsenin bildiği Hukuk Fakültesi öğretim üyelerinden birinin de anlattığı bir 911 vakası aklına gelmiş:( Böbrekleri çalınan birisi ). Her neyse... Hemen kendisini alması için bir arkadaşına telefon etmiş.Arkadaşı gelmiş ve hastaneye gitmişler. Doktorun teşisi ise: Eğer eve gitmiş olsaydın bir daha uyanamazdın. Çünkü sana verilen uyku ilacının dozajı öldürücü düzeyde!" şeklinde olmuş

ARKADAŞLAR SANAL ORTAMDA BİR ÇOĞUMUZUN YAPTIĞI  KLAVYE SARHOŞLUĞUNU VEYA KAHRAMANLIĞINI ŞİMDİ BİR TARAFA BIRAKIP BU YAZIYI PAYLAŞARAK, YORUMLAYARAK KARANLIK BEYİNLERİ AYDINLATMA ZAMANI... LÜTFEN PAYLAŞINIZ... 


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

bostancı escort kurtköy escort