izmir escort rus pornosu porno seyret

KILIÇDAROĞLU'NUN BAŞ DANIŞMANINDAN HABER MERKEZİMİZE ZİYARET!

Kamuoyunun ismini Deniz Feneri davasıyla öğrendiği, CHP Genel Başkan Danışmanı Ali Kılıç haber merkezimizi ziyaret etti.

- Bu haber 963 kez okundu.

KILIÇDAROĞLU'NUN BAŞ DANIŞMANINDAN HABER MERKEZİMİZE ZİYARET!
 Kamuoyunun ismini Deniz Feneri davasıyla öğrendiği, CHP Genel Başkan Danışmanı Ali Kılıç gazetemizi ziyaret etti.

Almanya’dan Türkiye’ye ilk geldiği dönemde de ilk geldiği gazetelerden birinin YAŞAM MEDYA GURUBU ve  Kent Yaşam Gazetesi olduğunu söyleyen Kılıç, “Ben gazetenizi uzun süredir takip ediyor ve yerel basının çok önemli olduğuna inanıyorum. Bu gazetenin her satırında yer alan bilgi şehrin hareketini, buradaki yerel idarecilerin icraatlarını, kentteki yaşamı yansıtır. Hiçbir ulusal gazete bu etkiyi gösteremez. Bu nedenle ilk ziyaretim size oldu” şeklinde konuştu.


Kent Yaşam İstanbul’un nabzını tutuyor


Gazete yöneticilerimiz ile kahvaltıda bir araya gelen Kılıç, 2013’te yapılacak yerel seçimler öncesinde kamuoyunun nabzını tutmak adına ziyaretler yaptığını belirterek, “Ziyaretlere İstanbul’un gündemine ve siyasetine hakim olduğuna emin olduğum gazeteniz ile başladım. Sizlerden alacağım bilgiler benim için önemli bir referans kaynağı olacaktır” dedi. Kılıç, “Daha önce de bu çalışmayı yaptım. Sabah çıkıp, akşam 7’ye kadar bölgeyi dolaşıyorum. İnsanlarla görüşüyorum. Çalışkan arkadaşlarımız da, becerikli arkadaşlarımız da var. Bunun karşısında yıpranan arkadaşlarımız da var. Ya da kimi çevreler tarafından dedikodu üretilerek yıpratılmak istenen arkadaşlarımız var. Ben bir durum tespitini yapmaya çalışıyorum. Tabi bu resmi bir görev değil. Sonuçta kimin aday olacağına resmi organlar karar verecek. Ama belki bu kararı verirken Genel Başkan ‘ya Ali şöyle bir şey demişti’ diye kafasından geçirebilir. Bu nedenle amacım Genel Başkan’a mümkün olduğunca doğru bilgiler aktarmak” ifadesini kullandı.

Seçim sistemi baştan aşağıya değişmeli

Münih’te bir dönem Belediye Başkan danışmanlığı yaptığını ve orada seçim sisteminin çok farklı işlediğini söyleyen Kılıç, “Diyelim ki Münih’te 45 tane meclis üyesi seçilecek ve 200 kişi müracaat etti. Bu 200 kişi 3 ay boyunca belediyenin çalışmalarıyla ilgili ders görür ve sonunda sınava tabi tutulur. Bunu geçenler bir de psikolojik sınava girer. Seçildiği taktirde belediye için ne gibi çalışmalar yapacağı, projeleri sorulur. Zaman ayırabilecek misin denir. Tüm bunları geçerse sıralamaya girer. Belediye Başkanı adayı da zaten 6 ay önceden bellidir. Türkiye’de ise adayların açıklanacağı 17.00’ye 5 kala hiç kimsenin listelerden haberi dahi olamıyor. Bu demokrasi kültürü bizde tam olarak oturmuş değil. Yani bir belediye başkanı adayımız ‘ben meclis üyelerimi halkla, parti üyeleri, partili büyüklerim, bölgenin kanaat önderleri ile birlikte belirlemek istiyorum’ dese günah mı olur? Ya da diğer aday adaylarına ‘arkadaş aday ben oldum ama senin projelerin var mı, birlikte yönetemez miyiz’ dese ne olur? Böyle olursa hem belediye başkanı çok daha rahat çalışır, eleştiri oklarını kırar; hem de alacağı yeni önerilerle daha güzel projeler ortaya koyar” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu çok Avrupai bir kişilik ama sistem öyle değil

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun çalışma tarzının çok Avrupai olduğunu ancak Türkiye’deki hem kalıplaşmış siyasi düşüncelerin hem de siyasi partiler kanununun uygulamada sıkıntı yarattığını söyleyen Kılıç, “Üye sistemi, delege sistemi, insanların siyasete bakışı öyle demokrasiden uzak ki böyle olduğu sürece ne yaparsanız yapın tam olarak oturmuyor” açıklamasını yaptı. Bize çıkan zimmetin adı ‘Deniz Feneri’ Anayasa Mahkemesi’nin Deniz Feneri davasında verilen avukat ücretleri ile ilgili zimmet çıkarmasını da değerlendiren Ali Kılıç, “Dosyayı açıkladığımızda benim, Kılıçdaroğlu ve Baykal hakkında ayrı ayrı davalar açıldı. Türkiye’deki avukat arkadaşların bilme şansı yoktu. Çünkü hem davaya yabancılar hem de Alman hukukunu bilmeleri gerekiyor. O zaman Almanya’dan iki avukat arkadaş görevlendirdik. Bizim davalarla ilgili savunmamızı hazırladılar. Türkiye’deki avukatlar bunu alıp sadece içeriye verdi. Dolayısıyla onlara fatura karşılığı bir bedel ödedik. Anayasa Mahkemesi bunu niye ödediniz diyor” ifadesini kullandı.

Deniz Feneri’nin yüzyılın vurgunu olduğunu tekrarlayan Kılıç, “CHP bunun peşine düşmüştür. Bunu Türkiye’de bir avukata yaptırsan suç olmuyor da Almanya’dan bir avukata yaptırdığın için ve aslında Deniz Feneri olduğu için Anayasa Mahkemesi zimmet çıkardı” diye tepki gösterdi.

Deniz Feneri davasının ilk duruşmasının Ocak ayında yapılacağını söyleyen Kılıç, “Deniz Feneri savcıları hakkında davalar açıldı. Onlar yargılanmaya başladı ama asrın hırsızlığını yapanlar yargılanmıyor. Ellerini kollarını sallayarak geziyor, aklandılar paklandılar, hatta bazı kurumların da başına getiriliyorlar. Yine de biz bunun peşini bırakmayacağız” diye konuştu.

Bize çıkan zimmetin adı ‘Deniz Feneri’

Anayasa Mahkemesi’nin Deniz Feneri davasında verilen avukat ücretleri ile ilgili zimmet çıkarmasını da değerlendiren Ali Kılıç, “Dosyayı açıkladığımızda benim, Kılıçdaroğlu ve Baykal hakkında ayrı ayrı davalar açıldı. Türkiye’deki avukat arkadaşların bilme şansı yoktu. Çünkü hem davaya yabancılar hem de Alman hukukunu bilmeleri gerekiyor. O zaman Almanya’dan iki avukat arkadaş görevlendirdik. Bizim davalarla ilgili savunmamızı hazırladılar. Türkiye’deki avukatlar bunu alıp sadece içeriye verdi. Dolayısıyla onlara fatura karşılığı bir bedel ödedik. Anayasa Mahkemesi bunu niye ödediniz diyor” ifadesini kullandı.

Deniz Feneri’nin yüzyılın vurgunu olduğunu tekrarlayan Kılıç, “CHP bunun peşine düşmüştür. Bunu Türkiye’de bir avukata yaptırsan suç olmuyor da Almanya’dan bir avukata yaptırdığın için ve aslında Deniz Feneri olduğu için Anayasa Mahkemesi zimmet çıkardı” diye tepki gösterdi.

Deniz Feneri davasının ilk duruşmasının Ocak ayında yapılacağını söyleyen Kılıç, “Deniz Feneri savcıları hakkında davalar açıldı. Onlar yargılanmaya başladı ama asrın hırsızlığını yapanlar yargılanmıyor. Ellerini kollarını sallayarak geziyor, aklandılar paklandılar, hatta bazı kurumların da başına getiriliyorlar. Yine de biz bunun peşini

bırakmayacağız”
diye konuştu.



Yerel seçimler iktidarın anahtarı


Önümüzdeki yerel seçimlerin çok önemli olduğunu söyleyen Ali Kılıç, "CHP 2014’te iktidara gelmek istiyorsa bu yerel seçimleri almak zorundadır. Bu seçimler iktidarın kapısını açmak için birer anahtardır. Siz yerel seçimleri alırsınız ama burada isimlerin kim olduğunu da önemli. Belki belediyeyi kazanırsınız ama başkan işi bilmiyorsa, bocalıyorsa, birkaç yıl içinde proje üretemiyorsa halkın da genel seçimlere yönelik fikri değişecektir. Ama bir yıl içinde harekete geçerse, somut projelerle ortaya çıkarsa, halkın içine girerse, halka dokunursa başarılı olacaktır. Bu gelişmeler doğal olarak genel seçimlere de yansıyacaktır” ifadesini kullandı.

Emek Karakaş - Kent YAŞAM-HABERTEMPO
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik ya da ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde hiçbir içeriği site’de paylaşmayın.