izmir escort rus pornosu porno seyret

İSTANBULLU GAZETECİLERİN DOĞU ÇIKARMASI!

İstanbul Yerel Gazeteciler Derneği'nin düzenlediği Doğu Anadolu Bölgesi ‘İnceleme Gezisi’ dolu dolu geçti. Bir haftalık haber turu mahiyetindeki gezi Ardahan Göle'den başlayıp Iğdır'da bitti

- Bu haber 989 kez okundu.

İSTANBULLU GAZETECİLERİN DOĞU ÇIKARMASI!

İYGAD-
İstanbul Yerel Gazeteciler Derneği'nin sosyal sorumluluk anlayışı çerçevesinde düzenlediği Doğu Anadolu Bölgesi inceleme gezisi dolu dolu geçti. Tanıma ve tanıtma çerçevesinde geçen bir haftalık haber turu mahiyetindeki gezi Göle'den başlayıp Iğdır'da bitti. Ardahan, Kars ve Iğdır il merkezleri ile bölgedeki ilçe, belde, köy ve yaylaları da kapsayan etkinlikte bölgenin güzelliklerini, yaşam durumunu, sorunlarını ve projelerini medyaya taşıyarak hem okurların, hem de kamu yetkililerinin bilgisine sunma amaçlı gezi sekiz gün sürdü.

Son anda geziye katılmayan İYGAD Başkanı Murat Abdullahoğlu'nun da içinde bulunduğu İrfan Ermiş, Celal Karaali, Engin Pınarbaşlı, Mustafa Küpeli, İbrahim Küpeli, Fakir Yılmaz ve Hanifi Çelik'ten oluşan komisyon tarafından baştan sona planlanan gezide birbirinden ilginç ve renkli anlar da yaşandı. 
Gazeteciler çiçekle karşılandı

İstanbul'dan yola çıkan basın mensuplarını Göle'de Yeşil Göle Gazetesi sahibi Ülviye Kılıç ve 2011 Göle Kaşar Ağası Mustafa Küpeli çiçeklerle karşıladı. Basın mensuplarına verilen kahvaltıdan sonra hep birlikte Göle Kaşar Festivali alanına geçildi ve festivalin tadını çıkarmakta olan binlerce insanın coşkusuna şahitlik edildi. Otobüs, minibüs ve özel araçların yanı sıra, bulabildikleri traktör, kamyon, motorsiklet, bisiklet gibi araçlarla; atla veya yaya olarak festival alanını dolduren Gölelilerin heyacanı görülmeğe değerdi.


Milletvekili de oradaydı çoban da

Göle Kaşar Festival'inin hazırlanmasında oluşturulan komitelerin üst kurulu olan 'Komiteler Başkanlığı'nı AKP Ardahan Milletvekili Orhan Atalay ve 2011 Kaşar Ağası Mustafa Küpeli'nin yaptığı festivale, CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, CHP Çorum Milletvekili Tufan Köse, Ardahan Valisi Mustafa Tekmen, Ardahan Belediye Başkanı Faruk Göksoy, Göle Kaymakamı Kemal Atasoy, Göle Belediye Başkanı Sabri Muratoğlu; İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve bir çok ilden gelen yöre iş adamları, STK ve köy derneklerinin başkan ve yöneticileri, merkez ve çevre illerden gelen yurttaşlar katıldı.
'Göle'ne sahip çık'

Katılımcılara ve basın aracılığıyla festivale gelemeyen Gölelilere seslenen milletvekilleri, belediye başkanları ve mülki amirler, Gölelilerin Göle'ye sahip çıkmalarını istediler. Konuşma yapanların ortak çağrısı Göle topraklarında doğan, okuyan insanların bu bölgeye yatırım yapması, festivallerin tanıtımı için yardımcı olması ve tarım - hayvancılığın geliştirilmesi için katkı sağlanması şeklinde oldu. Festival programı çerçevesinde 'Kaşar Festival Güzeli', 'En İyi Kaşar', 'En İyi Buzağı', 'En İyi Süt İneği' seçimleri de yapıldı ve dereceye girenler ödüllendirildi.

Çıldır Göl Festivali coşkulu geçti

Ardahan'ın birbaşka ilçesi olan Çıldır'da da festival heyacanı doruktaydı. Geleneksel hale getirilen ve bu yıl 13'ncüsü düzenlenen Göl Festivali, Çıldır Gölü Akçakale Adası'nda gerçekleştirildi.

Festivalin düzenlenmesi, Kalkınma Bakanlığı Ardahan Valiliği SODES Kapsamında Çıldır Belediyesi'nin organizasyonu ile gerçekleştirildi. Çıldır Gölü'nün ortasında bulunan Akçakale Adası'nda düzenlenen 13. Çıldır Ulusal Göl Festivali'ne her yıl olduğu gibi bu sene de çok büyük bir katılım oldu. Yaklaşık 50 bin kişinin katılımı ile gerçekleşen festivale 5 ayrı ülkeden katılan halk ozanları ilgi odağı oldu. Çıldır Belediye Başkanı Nurettin Aygün'ün eve sahipliği ve yakın ilgisiyle gerçekeşen festival, oldukça düzenli ve güvenli bir ortamda gerçekleşti. Gölün güvenliği oldukça dıkkatli ve organizasyonun çok iyi olması tüm katılımcıları memnun etti. Seher Dilovan ve Burhan Topal gibi ünlü isimlerin yanı sıra yörenin ünlü Halk Ozanı Yener Yılmazoğlu'nun da sahne aldığı etkinlikte katılımcılar unutulmaz saatler yaşadı.


Kars'da değişim zamanı

İstanbul Yerel Gazeteciler Derneği üyelerinin gezisinin bir başka durağı Kars oldu. Kars Belediye Başkanı Nevzat Bozkuş'un il dışında olması nedeniyle Başkanvekili Yüksel Güneş'in ev sahipliği yaptığı ekip, burada iki gün kalarak çalışmalarını sürdürdü. Belediye Başkanvekili Yüksel Güneş ve Basın Yayın Halkla İlişkiler Müdürü Mürsel Avanaş bir basın toplantısı düzenleyerek çalışmaları ve ilin sorunları hakkında bilgi verdikleri gibi basın mensuplarının sorularını da yanıtladılar. 2009'da göreve gelen Nevzat Bozkuş'u çok zor işlerin beklediğini söyleyen Güneş, "Göreve geldiğimizde halkımızın su ihtiyacı hat safhadaydı. İlin su gereksinimi geçmiş yıllardan kalan aspes borularla ve sağlık müdürlüğü ekiplerince içilemez raporu olan arsenikli borularla karşılanmaktaydı. Önceliği insan sağlığı olan ilkemize dayanarak tamamı İller Bankası kredisinden sağlanan bir proje geliştirdik. Yaklaşık 135 km uzunluğunda AÇV boruların HDPE borularla değiştirilmesi, mevcut 700,1500 ve 10.000 metre küplük depoların onarımı ve yine 15 km HDPE borularla şebeke abone bağlantısı yapım işi fiziki olarak %90 seviyesinde olup, projenin 2012 yılı Temmuz ayında inşaat sezonu içerisinde bitirilmesi planlanmaktadır. Şu anda günde 5-6 saat akmakta olan içme suyu miktarının, şebekelerin değiştirilmesi ile birlikte kayıplar da önlenerek 24 saate çıkarılacaktır" diye açıklama yaptı.

Arıtma tesisi inşaatı tamam

Yüksel Güneş, açıklamasının devamında şu bilgileri aktardı; "Kars’ın Selim ilçesinde bulunan Bayburt Barajı’ndan Kars’taki arıtma tesislerine kadar gelecek olan içme suyu hattının 30 km’si DSİ tarafından tamamlanmıştır. İçme suyu şebekesi çalışmalarının yaklaşık maliyeti 12.000.000 ( On İki Milyo) TL'dir. Arıtma tesisine kadar gelen borularla, belediyemizin içme suyu isale hattı ve arıtma tesisi tamamlandığında 2050 yılına kadar Kars'ın su sorunu çözülmüş olacaktır."

Kanalizasyondan kentsel dönüşüme varıncaya her alanda Kars'ın hizmet beklediğini söyleyen Güneş, "İşte Nevzat Bozkuş ve ekibini böyle zor ve önemli himetler bekliyordu. Kars, adeta yaşanılmaz bir kent olmuştu. Bizler ilk gün itibariyle bu sorunları siyasi bir kaygı gözetmeksizin başlattık ve yerin altına yapılması gerkenleri yaptıktan sonra şimdi sırasıyla üst asvaltlama çalışmalarına başladık. Bu paralelde yer altı yapı çalışmalarından dolayı yollardaki sorun artık tek tek giderilmektedir. Alt yapısı tamamlanıp üst yapıya asvalt çalışmasına başladığımız caddelerimizden Atatürk Caddesi’nden başlanmış olup, sırasıyla Faik Bey, Kazım Paşa, İnönü Caddesi asfaltlama çalışması tamamlanacaktır. Şu anda Cumhuriyet Caddesi’nde bitümlü sıcak karışım asfalt kaplama işi devam etmektedir. Şimdiye kadar yaklaşık 7 km yol yapılmış olup, 22 bin ton temel tabakası, 15 bin ton binder tabakası olmak üzere, toplamda 37 bin ton asfalt atılmıştır. Bu çalışmalar ile birlikte kaldırımlar da yapılmaktadır" diye konuştu.


Iğdır bir harikaydı

Gazeteci Grubun bir başka durağı 'Doğu'nun Çukurovası' olarak adlandırılan Iğdır oldu. Kars'tan Iğdır'a giderken ilk durak olan Tuzluca, şirin doğası ve güleryüzlü insanlarının yanı sıra Tuzdağı Mağaraları ile de karşıladı ekibi. Tam anlamıyla bir doğa harikası olan tuz mağaraları katılımcıları adeta büyüledi. Ekibi karşılayan, ağırlayan, başta tuz mağaraları olmak üzere ilçenin değişik semtlerini gezdiren Tuzluca Belediye Başkanvekili Çetin Ada ile Belediye Meclis Üyesi Murat Türkan ve Basın Yayın sorumlusu Servet Türkan sempati toplarken, etkinliklere ilçe kaymakamı katılmadı.


Başkana haksızlık yapıldı

Tuzluca Belediye Başkanvekili Çetin Ada, Belediye Başkanı Ahmet Sait Sadrettin Türkan'ın 'ihalede yolsuzluk' iddialarıyla tutuklanmasına tepki göstererek, "Şunu herkes bilmeli ki Başkanımızın başına gelen bu olay tamamiyle Tuzluca halkınıın çıkarlarını korumasından kaynaklıdır. Çünkü birileri Tuzulca'yı kendi çıkarları doğrultusunda kullanıyordu. Başkanımız da buna izin vermediği için çıkarlarına ters düştü ve kendisiyle uğraşmaya başladılar" diye konuştu.


İnsanda biraz vicdan olmalı

İsyan derecesine varan açıklamalarını sürdüren Çetin Ada, Tuzluca'nın yakaladığı bu şansı birilerinin hazmedemediğini belirterek, şunlara değindi; "Tuzluca tarihinde görmediği hizmetlerle tanışmaya başladı. Daha önce ilçe merkezine gelen içme suyu hem Aspesli borulardan geliyordu, hem de tamamı çürümüş ve şehre gelmesi gereken suyun nerdeyse %50'sini sızdıran borulardan. Yani Tuzluca halkı hem susuz kalıyordu, hem de sağlıksız su içmek zorundaydı. Öte yandan, ilçenin alt yapısı olmadığı için kanalizasyonlar ya en yakındaki derelere akıtıloyrdu, ya da rastgele bir yerlere bırakılıyordu. İşte böyle bir ilçeyi devraldık ve bu kadar önemli ve insanı eksikleri giderdik. Su şebekesi yenilendi, kanalızasyonda da çalışmalar başladı. İşte bu hizmetler birilerini rahatsız etmiş olmalı ki, bazılarının rant beklentileri karşılanmamış ki sürekli yalan-yanlış ihbarlarda bulunarak devlet yönetimini yanıltılar. Ama Başkanımızın hiçbir suçunun olmadığını, tamamiyle birilerinin çıkarlarına ters düştüğü için böyle bir suçlamayla karşı karşıya kaldığını göstereceğiz. Ben bir Tuzlucalı olarak şöyle düşünüyorum; hizmetten alabildiğine yoksun bir ilçeye kısa sürede bu kadar önemli hizmetler getiren ve planlarla-projelerle ilçenin kaderini değiştiren birine bu kadar iftira atmak vicdansızlıktır. İnsanda biraz vicdan olmalı."


Tuzdağının değerini bilmiyorlar

Özelleştirme furyası sırasında sivil işletmeye geçen ve ilçeye adını veren Tuzdağı'nın doğru ve gerektiği gibi işletilmediği de gün gibi ortada duruyor. İnanılmaz doğal güzelliğine karşın bakımsızlığı ve tanıtım konusundaki yetersizlik gözlerden kaçmıyor. Basın mensupları, Nahcivan'daki örneğini de dikkate alarak buradaki doğal güzelliğin nasıl heba edildiği üzerinde görüş birliği oluşturdu. İşletmeciye sorulan soruların yanıtlarının doyurucu olmaması, verilen cevapların da işletme konusunda ne denli yetersiz olunduğunu ortaya koyması ekibi üzdü. Özellikle sağlık turizmi açısından bulunmaz bir nimet olan tuzdağının böylesine atıl durumda bırakılması, yararlanma yoluna gidilmemesi katılımcılarda şaşkınlık yarattı. Halbuki sadece burası doğru dürüst işletilse ilçeyi ihya edecek güçte.

Iğdır Valisi'nden doyurucu açıklamalar

Ekibin gezisinin son durağı Iğdır oldu. Iğdır Valiliğince konukevine yerleştirilen grup, daha sonra Iğdır Belediye Başkanı Hüseyin Malk'ın yemek davetine katıldı. Haydar Aliyev Parkı'nda gazeteciler onuruna düzenlenen yemeğe, Iğdır dışında olması nedeniyle katılamayan Belediye Başkanı Hüseyin Malk'i temsilen Kültür Müdürü Nesim Yiyit eşlik etti. Iğdır Doğuş Gazetesi sahibi Murat Akkuş'un da katıldığı yemekte konu yine ığdır oldu elbette.

Kahvaltılı basın toplantısı şeklinde Iğdır Valiliği tarafından düzenlenen basın mensuplarını ağırlama etkinliği son derece samimi bir ortamda gerçekleşti. Ev sahibi konumundaki Iğdır Valisi Amir Çiçek, il'e yönelik soruları tek tek cevaplandırdı. Vali Çiçek, katılanlarla tek tek tanıştıktan sonra soru cevap bölümüne geçildi. Iğdır'ın 3 ülkeye sınırı olan bir il olduğunun altını çizen Çiçek, havaalanının açılmasıyla birlikte Iğdır'ın konumu itibariyle de çok hızlı gelişeceğini söyledi. Iğdır'ın hakettiği yere kısa sürede geleceğini iddia eden Çiçek, "Ulaşım adına Iğdır'ın bir tek demir yoluna ihtiyacı kalmıştır. Sınır ili olması nedeniyle tabii ki öncelikleri ve artıları var; ancak gerek doğa turizmi, gerek tarihi mekanları, gerekse tarım ve hayvancılık adına Iğdır hızla gelişmektedir. Iğdır artık ülkemizin en uç noktasına 2 saat mesafededir. İlçeler arası gelişmişlik farklarına yönelik çalışmalarımız da sürdürülmektedir" diye konuştu. Cumhuriyetle yaşıt ve Iğdır'ın en büyük ilçesi olan Tuzluca'nın neden hala 'Amirlikle' yönetildiği şeklindeki soruyu yanıtlayan Vali Çiçek, "Haklısınız, burada bir eksiklik var. Bu sorunla özel olarak ilgileneceğim ve gidereceğim" dedi. 'Tuzluca'ya neden yüksek okul verilmedi' sorusunu ise Vali Çiçek ve Iğdır Ünüversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Hakkı Yılmaz birlikte yanıtladılar. Çiçek ve Yılmaz, Üniversite olarak Tuzluca'ya yüksek okul vermek istediklerini ancak bina bakımından alt yapı sorununun olduğunu söylediler. Ayrıca, yüksek okul binasının yapımı adına İstanbul'da yaşayan Iğdırlılar arasında bir kampanya başlatılması veya hayırsever iş adamı bulunması ve binanın yapılması halinde yüksek okul izninin hemen verileceği yönünde söz verdiler.

Kaymakam'a olan tepkiler valiye iletildi

Öte yandan, basın mensuplarının gezisine ilgi göstermeyen, ilçedeki gezilere katılmayan, taleplere karşın 'toplantım var' diyerek görüşme istemlerini geri çeviren Tuzluca Kaymakamı Murat Sarı tepki çekti. Heyet, durumu bütün çıplaklığıyla Vali Çiçek'e aktardı ve duydukları rahatsızlığın altını çizdi. Kaymakamın bu davranışına herhangi bir anlam verilemezken Vali Çiçek, durumdan üzüntü duyduğunu ve kendisiyle konuşacağını ifade etti.


Kura aksın ama biz bakmayalım

İYGAD heyeti, Doğu Anadolu gezisi kapsamında Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’ın da konuğu oldu. Üniversitenin Sosyal Tesisleri’nde konuklarına akşam yemeği veren Prof. korkmaz, önemli açıklamalarda da bulundu. Toplantıya; Rektör Prof. Dr. Ramazan Korkmaz, Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Orhan Söylemez de katıldı. Rektör Korkmaz, Ardahan Üniversitesi’nin kuruluşu, gerçekleştirilen çalışmalar ve ARÜ’nün gelecek ile ilgili vizyonu hakkında açıklamalarda bulundu. Yaklaşık 3 saatlik sohbette, "Eğitim adına yapılan doğru ve bilimsel her kararın takipçisi ve uygulayıcısı olmak için varız, bu doğrultuda çalışıyoruz. Eğitim ve bilim adına aksi doğrultuda olan, özellikle siyasi kararlara katılmadık, katılmayacağız" diyen Prof. korkmaz; "Bir aksilik olmazsa, 2013 yılı Ekim ayında Ardahan Üniversitesi'nin Kafkasya Üniversiteler Birliği çatısı altında dünyanın en prestijli Üniversitelerinden biri olan Harvard Üniversitesi işbirliği ile 'Tehlike Altındaki Diller' konulu uluslararası bir sempozyum düzenleyeceğiz. Amacımız ve düşüncemiz: 'Diller yok olmasın. İnsanlığın hafızasını kaydedelim, tükenmekte olan dillere bilimsel olarak sahip çıkalım' anlayışıdır" diye konuştu.


Ardahan'da özellikle son günlerde çok tartışılan Kura Nehri hakkındaki soruları da cevaplayan Rektör Korkmaz, “Kura aksın, biz bakmayalım. Mücadelemiz Kura nehri suyunu temizlemek ve tarım alanlarını sulamak için kullanmak olmalıdır” dedi. Korkmaz, Ardahan’ın tarım ve hayvancılığına yönelik Posof, Damal ve Hanak’ta açmayı planladıkları meslek yüksekokullarına da değindi. Üniversitelerin bulundukları coğrafyalarda o bölgenin değerlerini, kaynaklarını okumaları ve hayata geçirmeleri gerektiğini vurgulayan Korkmaz, “Biz henüz 3-4 yıllık bir üniversite olmamıza karşın 'çevre ve gıda mühendisliği' bölümlerimiz var. Bu bölümlerdeki akademisyen arkadaşlar bölgede yoğun bir biçimde çalışarak, bölgeyle ilgili araştırma projelerini hazırlayıp TUBİTAK’a sundular. Kura Nehri’ni sulama alanı olarak kullanmak gerekir. Kura aksın, biz bakmayalım. Mücadelemiz Kura nehri suyunu temizlemek ve tarım alanlarını sulamak için kullanmak olmalıdır" şeklinde açıklamalarda bulundu.


Kura projesi ihanettir

Kura Nehri üzerine yapılmak istenen baraj ve HES Projesini bölgeye ihanet olarak değerlendiren İstanbul Ardahan Derneği Onursal Başkanı Cevdet Şentürk; "Kura giderse, Ardahan kurur ve göç yeniden başlar. Bunun durdurulması için Ardahanlıları göreve çağırıyorum" dedi. 'Kura-Çoruh' projesi kapsamında Kura nehrinin suyunun Çoruh nehrine akıtılmasına karşı çıkan Tertip Komitesi Başkanı Cevdet Şentürk, "Bilinmelidir ki planlanan projeinn hayata geçmesi demek, Göle Ovası'nın yanı sıra Ardahan Ovası'nın da kuruması demektir. Keza, Hanak ve Çıldır toprakları çölleşecek demektir" diyerek tepkisini dillendirdi. Cevdet Şentürk, evinde hazırladığı kahvaltıya davet ettiği basın mensuplarına ve CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'e Kula'nın geleceğinin tehlike altında olduğunu söyledi. Belgelerle bu iddialarını güçlendiren Şimşek, basın mensuplarından ve milletvekilinden bu konu hakkında daha çok duyarlı olmaları ve mücadele vermelerini istedi.


Hanak unutuluyor

Gezi güzergahında bulunan Hanak'a da uğrayan basın ekibi, Hanak Belediye Başkanı Taşdemir Çoban tarafından karşılandı. İlçesi adına canla başla çalışan Başkan Çoban, söz konusu Hanak olunca 'Bir dokun bin ah işit' cinsten. Göreve geldiği gün itibariyle verdiği mücadeleyi everaklarla anlatan Çoban, "Hanak'ın gelişmesi ve gençlerin bilinçlenmesi için yüksek okulun gelmesi şart" dedi. Yüksek okul için bina bakımından fiziki olarak her şeylerinin tam olduğunu söyleyen Başkan Çoban, Ardahan Üniversitesi Rektörlüğünün evet demesinin yeterli olacağını iddia etti. Hanak'ı bir köy olarak devraldığını söyleyen Belediye Başkanı Taşdemir Çoban, görev süresinde verdiği mücadeleler sonrasında yaptığı yolları, kaldırımları, kanalizasyon hattını, hayvan kesim alanını ve futbol sahasını gezdirirken, hizmet adına yaşadığı heyacan gözlerinden okunuyordu.


Köy evinde konaklama ne güzel oldu

Göle Kaşar Festivali çerçevesinde düzenlenen gezide basın mensupları yaylada yapılan festivalin ilk günü sonrası Samandöken Köyü'nde ağırlandı. 'Cennetten bir parça' denilecek güzellikte olan Samandöken Köyü ve misafirperver halkı konukları mest etti. İstanbul Silivri'de bulunan Samondöken Köyü Dernek Başkanı Metin Polat'a misafir olan basın ekibi, burada gördüğü ilgiden çok memnun kaldı. Köyün tamamına yakınının Polat ailesine ait olduğu Samandöken'de, hayırsever iş adamı Hakkı Yılmaz'ın babasının anısına yaptırdığı Cami ve külliyesi Samandökenlilerin köylerirne ve birbirlerine bağlılıklarının net bir göstergesiydi. Samandöken Köyü'nün yaylasına yapılan villa konumundaki yayla eveleri ise bölgeye ayrı bir hava katmaktadır. Köyün tarihi çeşmesinin etrafını yine aynı köyden bir hayırseverin yaptığını söyleyen Metin Polat, "Bizler İstanbul'daki köylülerimiz olarak derneğimiz çatısı altında köyümüzün ihtiyaçlarını gidermenin çabası içindeyiz. Dernek başkanlığına geldikten sonraki kısa süreçte köyümüzün birçok sorununu çözdük. Şunu söylemek isterim, içme suyundan tutun da köy çeşmesinin veya mezarlık çeveresinin yapımına varıncaya kadar tüm ihtiyaçlarımızı dernek çatısı altında oluşturduğumuz İMC Usülü veya hayırseverler aracılığıyla yapmaktayız. Bu eksiklerimiz için şimdiye kadar devletin kapısını çalmadık. Yayla evlerinin su ihtiyacını da yine dernek bünyesinde oluşturduğumuz komisyon tarafından kuyu açılarak çözülecektir. Söz konusu kuyu açma girişimimiz ise önümüzdeki günlerde gerçekleştirilecektir" dedi.


Muhtar Polat: Ben şanslıyım

Köy Muhtarı Ünal Polat ise derneğin ve köylülerinin çalışmalarından dolayı çok mutlu olduğunu belirterek; "Sizlerin de gördüğü gibi gerek hayırseverimizin yaptığı cami, gerekse diğer hayırseverin yaptığı tarihi çeşmemizin çevre duvarı ve içme suyu şebekesi çalışması bizleri çok mutlu etmektedir. Muhtar olarak gurbetten bu kadar yardım ve destek alan ender köylerden biriyim.



ASİM- DER'e ZİYARET

İYGAD heyeti, merkezi Iğdır'da bulunan, Ulusal ve Uluslararası alanda çalışmalar yapan Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneğini de ziyaret etti. Ekip, Dernek Başkanı Göksel Gülbey ve yönetim kurulu üyeleri tarafından ağırlandı ve ASİM-DER çalışmaları hakkında bilgi aldı. 

HABER: Celal Karaali-Kent YAŞAM
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik ya da ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde hiçbir içeriği site’de paylaşmayın.