KILICDAROĞLU'NA SARIGÜL AKP'YE GEÇECEK SORUSU! 08 Eylül 2013, 21:50

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Habertürk TV'de Enine Boyuna programında Ece Üner'in sorularını yanıtladı...
 
Kılıçdaroğlu, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül'ün partiye katılımıyla ilgili olarak "Mustafa Sarıgül'ün durumu bir başvuru olmadığı için Parti Meclisi'nde görüşülmedi. Sarıgül'den partiye dönüş için adım bekliyoruz. Eski hastalıklardan partinin arınması gerekiyor. Bölünme, hizipçilikle geliyorlarsa kimse gelmesin" dedi.

'SARIGÜL AK PARTİ'YE GEÇECEK' DEDİKODULARINA YANIT!

Sarıgül'ün bu yönde bir kararı var mı yok mu bilmiyorum. Fakat kendisi 'ben sosyal demokratım' diyorsa onun adresi CHP'dir o zaman, bu kadar açık!

Herkes giyiminde kuşamında özgürdür. İstanbul'da merdiven altı atölyelerde, binlerce kadın
başörtülü kadın çalışıyor. Yüzde doksanı sigortasız. O kadınları sorunlarıyla ben ilgileniyorum. Ben ayırım yapıyor muyum? Hayır. Yine benim inandığım bir şey var; en büyük günahın bize kul hakkı yemek olduğunu öğretmişler. Ankara'da bir demir kafes vardı, kimin parasıyla yapıldı? Bizim paramızla yapıldı. O kafes yine bizim paramızla yıkılıyor. Onun hesabı soruluyor mu? Yapılmıyor.

BAŞÖRTÜSÜ KONUSU

Herkes giyiminde kuşamında özgürdür. Onu inancı nedeniyle takıyorsa ona saygı duyuyoruz. Başörtüsünün siyasetin gündemine getirilmesini asla doğru bulmuyorum. İstanbul’da merdiven altı atölyelerde binlerce başörtülü kadın çalışıyor. Yüzde 90’ı sigortasız. O kadınların sorunlarıyla kim ilgileniyor. Ben ilgileniyorum. O başörtülü bu başörtüsüz diye bir ayırım yok. Bize en büyük günah olarak kul hakkı yemeyi öğrettiler. Ankara’da bir demir kafes vardı. O yapılırken türbanlı türbansız ayrımı yapıldı mı? Kılık kıyafet konusu anayasa konusu değildir. İç tüzükte de bir sorun yok. Bu konunun siyasetin gündemine getirilmesi yanlış zaten.

Türkiye yıllar yılı çok boş bir tartışmaya sürüklendi türban konusunda. Biz özgürlüğü savunuyoruz. Evrensel batı kulübünde yani bizim üye olduğumuz toplulşukta hangi tür özgürlük ve demokrasi varsa hepsinin altına imzamızı atıyoruz.

ODTÜ KONUSU

Çevre konusu zaten 20. yüzyılın sonlarında tüm dünyanın gündemine gelen bir konu. Biz de doğa haklarında sarrumlu Şafak Pavey görev yapıyor. ODTÜ'de öğrencilerin değerlendirmelerine saygı göstermek zorundayız. Bir ağacı korumak için o para harcanabilir. Kaldı ki, bir kentin ortasından otoban geçmez! Kent dediğimiz olay aynı zamanda estetikle beraber düşünülmek zorundadır. Kentin bir kimliği olmak zorundadır.

Bunu yapmak için de kenti yöneten kişide kent kültürü olmak lazım. Kent kültürü diye bir şey var... Kentli olmanın bir kuralı da çevreye saygı duymaktır.

Gezi olaylarında unutmadığım bir olay var; 76 yaşında bir kadın, orada çadır kuran gençlere destek veriyor. Başörtülü bir kadın.. Bu parka destek çıkın nefes aldığım tek yer burası diyor...

30 AĞUSTOS RESEPSİYONU

30 Ağustos resepsiyonuna katılmamamın başörtüsü konusu ile bir ilgisi yok. Kaldı ki, stadyumda hanımefendiyle karşılaştık ve tokalaştık. Bu konuları Türkiye'nin aşması gerekiyor.

Yorum Gönder