ERDOĞAN'I BİR PEYGAMBER YERİNE KOYMADIĞI KALDI! 27 Ağustos 2013, 00:55

Takvim yazarlarından Mehmet Akarca son yazısında Türkiye'deki başbakanları 'tür'lere ayırarak bakın nasıl tanımlamalarda bulundu.
 Takvim yazarı Mehmet Akarca Türkiye'deki başbakanları karşılaştırdığı son yazısında çok konuşulacak ifadeler de kullandı.
Süleyman Demirel için "Kel, Şişman tür"tanımını uygun bulan Mehmet Akarca, "Zayıf, Kısa tür" bölümüne de Bülent Ecevit ile Kemal Kılıçdaroğlu'nu koymuş. Erbakan için "versace"kravatlı "türünü" layık gören Takvim yazarı, Özal'dan "övgü" ile bahsetmiş. 
'ERDOĞAN YÜCE KATTAN GELEN TÜR'
Asıl bomba ise finalde. Erdoğan'ı "Yüce Kattan Gönderilen tür" olarak nitelemiş ve "öbür alemden görevlendirildiği"ni yazmış.
İşte Akarca'nın o yazısı...
Malûm, Erzurumlu 'İbrahim Hakkı Hazretleri' "Marifetname"sinde, çeşitli zahiri özelliklerinden hareketle, kişilerle ilgili isabeti yüksek psikolojik, sosyolojik genellemeler yapmıştır; 'Eli büyük olanın, kalbi temiz olur' gibi, örneğin… Günümüzde de, benzer doğrultuda geliştirilen bilim dalları mevcuttur… … Tebessümünüzü sağlamayı amaçlayan bu yazıda, naçizane benzer üslupla yapılmaya çalışılan genellemelerin hayalî olup olmadığı, isabeti bulunup bulunmadığı meselesini de artık sizlerin takdirine havale ediyorum!
… Kel, Şişman tür; 'Esprili, lâf ebesi, polemikçi' olurlar! Ne sorarsanız sorun, lâfı döndürür dolaştırır-çeker sündürür sorduğunuza soracağınıza sizi pişman ederler… Uzun yıllar iktidarda kalır, bir köprü, bir de baraj yapar, sıkıyı gördü mü de şapkayı alıp kaçarlar!
… Zayıf, Kısa tür; Bu cinsler ikiye ayrılır… Titrek tipler! Memur tipler! Birinci bölümdekiler, iktidarlarının sonuna doğru genellikle titremeye başlar! Titremeyi gidermek için tedaviye çekildiklerinde, çaktırmadan vefat ettirilme tehlikesine maruz kalırlar! Hassas, hayalcidirler. Sadece 'şiir yazmada' başarılıdırlar… Çoğunlukla etrafları yer, kendileri bakarlar! Tek kötü huyları, karılarından gizli sigara içmeleridir… Öbür dünyaya intikallerinde Cennete gitme olasılıkları hayli yüksektir!
… İkinci bölümdekiler ise, memleket idaresini 'memuriyet' gibi sanırlar, çapları fazlasına yetmez! Bu durumu kamufle için boylarından büyük ayıp lâflar eder, sık sık tazminat öderler… Zalim ile dost olup bir de memleketi dışarıya şikayet etmekten vazgeçseler, aslında çok da şeker şeylerdir! Siyasette ömürleri kısadır, pek hırslı, hırçın da değillerdir… Koltuklarını bir süre sonra Sarı bir Gül karşılığında uysalca terk ederler!
… Kısa, Tombul tür; Bunlar da ikiye ayrılır… Gözlüklü olanlar, markalı kravat takanlar! Birinci tipler çığır açarlar. Ülkenin kabuğunu kırar, çehresini değiştirir, çağ atlatırlar. Bunlardan benzer bir tane daha gelmesi için 'on yıl ile on beş yıl arasında' bir süre beklenmesi gerekmektedir!
… İkinci bölümde yer alan, kravatta hep 'Versace' tercih edenler ise iyi niyetle ağır sanayi kurmaya çalışır ancak yöntemini bulmakta bir parça zorluk çekerler… Gövdeleri kalın, iştahları açık, sesleri ise inceye yakın olur! Bu gruba dâhil olanların mekânları umulur ve dilenir ki 'Cennet'tir…
… Cins-i Lâtif tür; Bu kişiler başlangıçta letafet dışında pek bir bilgiye sahip değillerdir! Bu yüzden pot üstüne pot kırarlar… Memlekette şekerin 'kamıştan' üretildiğini sanıp, sonraki kısa dönemlerinde 'pancarı' bellemeye çalışırlarsa da, tren kaçmış olur hâliyle!
… Yüce Kattan Gönderilen tür; Her yüzyılın başında bunlardan bir adedi öbür âlemden görevlendirilir! Memlekette ne eksikse tamamlar, sorunları giderir, akort yapar, ayar verir, hamur gibi yoğurur-pişirirler… 1900'lerin başında da, 2000'lerin başında da, belki kendilerinin bile haberi olmadan gönderilmişlerdir! Fâni dünyaya indirilmiş, ülkenin bir sonraki asra kadar bekasını temin için cepheye sürülmüş, koltuğa oturtulmuş ve çok yoğun-kutsal-tavizsiz bir mesai omuzlarına yüklenmiştir! Gönderildiği yere tekrar dönmüş olanının ardından minnetle rahmet okunur… Mevcuduna da şükran duygularıyla uzun ömürler dilenir bunların!

Yorum Gönder