izmir escort rus pornosu porno seyret

ABDULLAH ÖCALAN BU HAFTA TAHLİYE OLABİLİR!...

Oda tv yazarı Müyesser Yıldız müthiş bir iddiada bulundu...İşte satır satır ve dikkatle okumanızı istediğimiz o yazı...

- Bu haber 5251 kez okundu.

ABDULLAH ÖCALAN BU HAFTA TAHLİYE OLABİLİR!...
 Boks maçına dönen Erdoğan-Gülen savaşını keyifle izlediğinizi biliyorum. Keyfinizi biraz kaçıracağım için peşinen affola. Dikkat!.. Bu hafta birden bire teröristbaşının “tahliyesi” gündeme düşebilir.

Nasıl mı?

Önce “yolsuzluk savaşı” arasında, birbiriyle bağlantılı “Kürdistan-Ermenistan” projeleri konusunda gözden kaçanları özetleyeyim:

“KÜRDİSTAN”, İMRALI FOTOĞRAFLARI

Yolsuzluk krizi patlamadan hemen önce Barzani’ye yakın bir televizyonu, hava durumu raporunda Türkiye’ye ait 7 şehri “Kürdistan” haritasında gösterdi. Sadece Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’dan ses çıktı. Çıkan ses de, “Bu yapılanlar dostluğa, kardeşliğe yakışır mı? Uygun olur mu? Ben bunu ciddiye alınacak bir husus olarak görmüyorum” demekten ibaretti.

Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in, “kesinlikle yayınlanmayacak” garantisiyle çekilmesine izin verdiği “İmralı’daki Öcalan” fotoğrafları, yolsuzluk krizinin ortasında "sızdırıldı". Bunları kimin “sızdırdığı” anlaşılamadı, lâkin Türkiye “yeni Öcalan” imajıyla tanıştırılmış oldu. Demirtaş, önümüzdeki günlerde İmralı’da çekilmiş daha iyi fotoğrafları halkla paylaşacaklarını duyurdu.

Birkaç ay önce Diyarbakır’da “Kürdistan” adını kullanan dernek kapatılmışken, yolsuzluk krizi arasında Barzani Diyarbakır’da “Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi”ni kurdurdu, gık çıkmadı.

Ve nihayet dünya devi arama motoru Google’dan, “çözüm sürecine” destek geldi... İmralı Cezaevi’ne sansürü kaldıran Google Earth, adanın haritadaki konumunu açık göstermeye başladı.

SOYKIRIM İFTIRASINA DOĞRU BIR ADIM DAHA

Gelelim Ermenistan cephesindeki gelişmelere:

Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun geçtiğimiz hafta Erivan’a gidişi öncesi Ermenistan yetkilileri, “Soykırım anıtında saygı duruşunda bulunun” dedi. Davutoğlu, anıtta saygı duruşunda bulunmadı, ama Erivan yolunda şu açıklamayı yaptı:

“Tehciri, o dönemde yaşananları tamamıyla yanlış bir uygulama olarak görüyorum. İttihatçıların yaptığı şey doğru bir olay da değil, gayri insanidir. Tehciri hiçbir zaman benimsemiyoruz.”


Bu sözlerin anlamı mı? Davutoğlu’nun uçağına alıp, Erivan’a götürdüğü, Türk vatandaşlığından çıkarılmış, Konya doğumlu Fransa vatandaşı Samson Özararat, bugün Hürriyet Gazetesi’nden Cansu Çamlıbel’e verdiği röportajda anlamını şöyle açıklıyor:

“Geçen hafta Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun Erivan’a giderken söyledikleri çok önemli. Belki çok normal tehcirin tasvip edilemez olduğunu söylemek. Ama bugüne kadar hiçbir resmi ağızdan duymamıştık. Bunu söylemiş olması bence büyük bir adım. Tarihin bir parçası daha.”

AİHM’İN PERİNÇEK KARARI

Geçen haftanın en önemli gelişmelerinden birisi de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin, “1915 olayları soykırım olarak yorumlanamaz” dediği için Doğu Perinçek’i mahkûm eden İsviçre’yle ilgili aldığı karardı. AİHM, “Hassas ve tartışmalı konularda da fikir beyan etmenin ifade özgürlüğünün temel unsurlarından olduğunu” belirterek, Perinçek’i haklı buldu.

Hepimiz de adeta AİHM’den, “soykırım yoktur” kararı çıkmış gibi sevindik.

Zamanlamaya dikkat çekmeden önce şu hususları hatırlatmak isterim:

Doğu Perinçek ve merhum Rauf Denktaş’ın üye olduğu Talat Paşa Komitesi, soykırım iftirasını haykırmak için İsviçre’ye gittiğinde, içerden-dışardan çok tepki geldi.

Avrupa Parlamentosu Talat Paşa Komitesi’ni “ırkçı-faşist” diye niteleyip, Türk Hükümetinin bunun faaliyetlerine son vermesi yönünde karar aldı.

Doğu Perinçek’in Silivri’ye tıkılmasında, merhum Denktaş’ın “Ergenekoncu” olduğunun ima edilmesinde bu eylemin payı büyük vardı.

Gerçekler bu iken, peşpeşe Ermeni açılımları yapan, son olarak Erivan yolunda “tehciri kınayan” Davutoğlu’nun Dışişleri Bakanlığı'ndan, AİHM’in Perinçek kararından sonra evlere şenlik bir açıklama geldi. Açıklamada, “AİHM'nin kararı; Özgür, demokratik ve hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı toplumların temel unsuru olan ifade özgürlüğünün korunması bakımından bir ‘Milat’ teşkil etmektedir. Avrupa'nın insan hakları konusunda en yetkin yargı makamı tarafından verilen bu karar, Türk tarihini tahrife ve Ermeni iddialarını ‘gerçek' olarak kabul ederek sorgulanmasını engellemeye yönelik özellikle Avrupa'da süregelen ‘inkârcılık' yasama faaliyetlerine gerekli cevabı da vermektedir. Ümit ederiz ki bundan sonra insan haklarına ve hukukun üstünlüğüne aykırı bu tür girişimler son bulur" denildi.

AİHM’DEKİ ÖCALAN DAVASI



AİHM’in Perinçek kararı gerçekten çok önemli, ama kaygı verici bir nokta var; Zamanlama.

AİHM’de teröristbaşının “ceza indirimi” talebiyle yaptığı bir başvuru bekliyor. İddialara göre, 10 yıl önce yapılan bu başvuru da bu hafta karara bağlanabilir.

Biliyorsunuz yakın zamanda AİHM, ETA üyeleri için böyle bir karar aldı ve İspanya halkının tepkilerine rağmen birçok ETA üyesi cezaevinden çıkarıldı.

AİHM’in teröristbaşının başvurusuyla ilgili de benzer bir karar alması halinde, seyreyleyin gümbürtüyü.

İnfaz Yasası’nın değişmesi, sadece teröristbaşı değil, müebbet cezaya çarptırılan tüm teröristlerin cezasında indirim, dolayısıyla cezaevinden çıkması gündeme gelebilir.

Perinçek kararını “kabul et”, Öcalan kararını “tanıma”!.. Hiç olur mu?

“Olamaz” diyenler, AİHM’in 2005’te Öcalan’la ilgili aldığı “adil yargılanmadı” kararıyla ilgili olarak Erdoğan ve Gül’ün yaptığı açıklamaları hatırlasın.

Erdoğan AİHM kararı açıklanmadan birkaç ay önce Vatan Gazetesi’ne verdiği demeçte, kendilerine henüz resmi bir bilgi gelmediğini belirttikten sonra, “Partisinin MYK’sı ve Bakanlar Kurulu’nun yeniden yargılamaya sıcak bakmamasına rağmen kendilerinin eğilim yokladığını” açıkladı. Bu konuda medyadan da “gümbür gümbür destek” istedi.

Dönemin Başbakan Yardımcısı Gül ise karar açıklandıktan sonra, “AİHM’in kararlarına uymak mecburiyetindeyiz. Bu dosyayı kucağımızda bulduk. Köşeye sıkışacak olan hükümet değil, Türkiye Cumhuriyeti Devleti olur. Herkes aklını başına alsın” yorumunu yaptı.

Türkiye’nin o günkü şartlarında, Öcalan’la ilgili kararı böylesine sahiplenenler, sonrasında da birçok teşebbüste bulunanlar; Bugün “çözüm süreci” tam gaz sürerken ve Başbakan Erdoğan yolsuzluk operasyonlarını bile “çözüm sürecine tuzak” diye anlatmaya başlamışken, hiç “Öcalan çok yattı” şeklindeki bir AİHM kararına itiraz eder mi?

Erdoğan af talep ve söylentilerine hep, “asla” diyordu. Zorunlu(!) AHİM kararıyla bu sözünde de durmuş olur işte.

Yanılmam dileğiyle...

Silivri, Hasdal, Hadımköy, Maltepe, Sincan, Mamak ve Şirinyer’e kucak dolusu sevgiler

Müyesser Yıldız- Odatv
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik ya da ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde hiçbir içeriği site’de paylaşmayın.