izmir escort rus pornosu porno seyret

ESENLER BELEDİYESİ EKMEK TEKNEMİ İÇ ETTİ!

Esenler Yavuz Selim Mahallesin’deki ” Recep Tayyip Erdoğan” Parkını ihale ile kiralayıp büyük masraflar harcayarak işleten gazeteci İbrahim Erdem Karabulut aynı tesisin çeşitli yalan ve bahanelerle tekrar geri verileceği vaadiyle elinden alındığını ve üzerinden geçen sürece rağmen halen geri verilmediğini dolayısıyla mağdur olduğunu belirtti!

- Bu haber 2222 kez okundu.

ESENLER BELEDİYESİ EKMEK TEKNEMİ İÇ ETTİ!
Esenler Belediyesi çalışanlarının tazminatlarını bile kendisinin ödediğini iddia eden Esenler Yavuz Selim Mahallesinın eski işletmecisi aynı zamanda Y.Basın Birliği 2. Başkanı ve Habertempo Köşe yazarı İbrahim Erdem Karabulut İlkhaber Gazetesine verdiği röportajda önemli açıklamalarda bulundu.Yaşadığı mağduriyet sürecini isim isim ve aşama aşama anlatan Karabulut, açıklamalarına şu şekilde devam etti:

KADIN SATICILARINDAN KURTARDIM!
"Recep Tayyip Erdoğan olan bu Yavuz Selim Parkı eskiden kadın satıcılarının, hapçıların ve içkicilerin mekanıydı. Hatta o dönem Belediye Başkan Yardımcılarından birinin poposundan bıçaklanarak gittiği bir yerdi bu park. Yine buradaki gayri resmi olaylar nedeniyle çıkan çatışmada kurşunlanıp 35 gün yoğun bakımda kaldım.Ben yapılan ihalenin ardından bu parkı aldım. Daha sonra ihale şartlarına uygun olarak girip aldığım bu parkın anahtarını teslim almam için Belediye Başkanı Mehmet Öcalan beni yardımcısına gönderdi.

BELEDİYE İŞÇİLERİNİN TAZMİNATINI BANA ÖDETTİ!

Ben de Başkan Yardımcısı Uğur Tayfur'un yanına gittim kendisi bana 'ihaleyi aldın burası senin artık. İşte anahtarın ama biz burayı ESAŞ olarak işletiyorduk ve dolayısıyla burada 7-8 tane işçimiz çalışıyor. Bunların tazminatını da ödemek senin boynunun borcudur' dedi. Ben ihaleyle aldım başkanım şartnamede böyle bir şey yoktu dedim. O da bana 'belli sen ilk defa devlet kurumundan bir ihale alıyorsun' dedi. Daha sonra bana tazminat ücreti olarak 50 bin TL para yazdılar. Ben bu parayı da ödedim. Yani verdiğim o para gayrı yasal bir paraydı ve ben sonradan anladım. Kısaca Esenler Belediyesi'nin çalışanlarının tazminatlarını ben ödedim.



BELEDİYE YERİNE PARKI BE YAPTIM!

Daha sonra 2006 yılında yapılan Otogar kavşağı nedeniyle Belediye Başkanı geldi bana dedi ki, 'burada alt yapı çalışması yapılacak burayı kapatacağız. Zaten burası çok çirkin duruyor sen geç parkın başka bir köşesine. Kaldı ki, burası zaten kurallı yapılmadı sen kafana göre bir yer yap' dedi.

Ben de kafama göre yapacak olduğum bu yer için bir kalfa buldum ve 167 metrekare net alanı olan yarıya kadarı betonerme üstü ise ahşap olan çok şık bir bina yaptım. Aynı zamanda burada tuvalet olmadığı için yine belediyenin izni ile buraya umumi bir tuvalet ve parkın çevre düzenlemesini yaptım. Ve ben bunları yaparken belediyeden bir kuruş dahi almadım.
O dönemin Park ve Bahçeler Müdürü olan arkadaşımız İsmet Kılıç ile Park ve Bahçeler de görevli mühendis arkadaşımız Selahattin Yılmaz bu olaya şahittir. Hatta bu olaya eski Belediye Meclis üyesi Canan Altıntaş, şuan Başkanın Danışmanı olan Abdullah Aksu ve şuan AKP'ye geçen Burhan Kocaman da şahitleridir. Her neyse bu yaptığım yerin projesi olmadığı için buraya elektrik alamıyorduk. Dönemin Başkan Yardımcısı Nuri öztürk'ün yazılı imzalı kağıdı ile Elektrik İdaresine giderek buraya elektrik çektirdim.

ALİ CENGİZ OYUNLARINA KURBAN ETTİLER!
Daha sonra 2007 yılında Belediye Başkanı Mehmet Öcalan bana gelip İBB'nin Metro ayağının benim yeni yaptığım yere geldiğini ifade etti. Bana 'kardeşim senin şanssızlığın birinci yere otogar kavşağı yapıldı. İkinci yerine ise metro istasyonu denk geliyor. Ama biz müteahhit firma ile görüştük senin bu yaptırdığın binanın parasını sana ödeyecek' dedi. Benim yanımda Başkan Yardımcısı Uğur Tayfur müteahhit firmaya telefon açıp görüştü ve müteahhit firmanın kendisine çalışmaya başladığı ilk gün o binanın bedelini bana ödeyeceğini söylemiş. Daha sonra baktım hala bir çalışma yok, ben de belediyeye gidip ne olduğunu sorduğumda bana projede yeniden bir değişiklik olduğunu söylediler. Yani bunlar benim binamı boş yere yıkmış oldular.

Ben de o zaman binamın bedelini ödeyin dediğimde bana 'sakin ol Başbakan bizden vazgeçmez kardeşim. Beni seçmezse Uğur Tayfur'u seçer, onu seçmezse Nuri öztürk'ü seçer, onu seçmezse AKP İlçe Başkanı Yavuz Selim Tuncer'i seçer ve bunların hepsi de sana abi diyen insanlar. Bunlar da seni mağdur etmezler ve binanı yapıp sana teslim ederler. Sen gayet rahat ol' dediler.

Ama Başbakan bunlara öyle bir gol attı ki, öcalan ve ekibini sildi süpürdü ve dışarıdan Esenler'i hiç bilmeyen eskiden MGV Başkanlığı yapmış Mehmet Tevfik Göksu diye bir vatandaşı getirdi ve İlçe Belediye Başkanı yaptı.

GÖKSU HALLEDER DEDİLER AMA
!

Mehmet Tevfik Göksu Belediye Başkanı olunca, Burhan Kocaman ve Abdullah Aksu bana gelip 'bu adam iyi bir adamdır, mahkeme yoluna falan gitme biz kendisine söyler burayı yaptırıp sana verdiririz' dediler. Ben de bu insanların sözleri üzerine sabırla beklemeye devam ettim.


ONLARDA TOPU ÖCALAN'A ATIILAR!
Daha sonra beni Belediye Başkanı olan Mehmet Tevfik Göksu ile görüştürdüklerinde kendisi bana 'evet kardeşim sen burada mağdur olmuşsun. Fakat seni ben mağdur etmedim. Seni mağdur eden Mehmet öcalan'dır. Ben orayı kendi mağdur ettiğim birisine vereceğim ama senin de mağduriyetini bir şekilde gidereceğim' dedi.

Bu sözü kendisi bana 4 defa verdi ve her verdiğinde de 10 gün süre istedi. Ama bu sözlerin üzerinden bir yıl geçti ve hala hiçbir şey yapmadığını görünce ben de mahkeme yoluna başvurdum. Yine Burhan Kocaman ve Abdullah Aksu araya girdiler,'Bırak mahkemeye verme biz Başkanla görüşür bir yolunu buluruz' dediler.
Daha sonra ben konuyu AKP İl Başkan Yardımcısı Teşkilatlanmadan sorumlu Hayrettin çelik'e anlattım. Başkan Göksu ona da 10 gün içerisinde halledeceğim demiş. Yine halletmedi. Ben de daha sonra konuyu Başbakanımızın yakın arkadaşı olduğunu bildiğim Hüseyin Kurt'a anlattım. Başkan Göksu ona da 10 gün içerisinde konuyu çözeceğim demiş. Ama o 10 günde 35 gün olmasına rağmen yine verilen sözler tutulmadı.

BEN SADECE HAKKIMI İSTİYORUM!
Bakın bu yeni yerin bitmesinin üzerinden de bir yıl geçmesine rağmen, burayı bana teslim etmedikleri gibi yasal yollardan bir başkasına da teslim etmediler. çünkü burayı ihaleye çıkartmayacaklar. Ben de kendilerine diyorum ki, yapılan 80 metrekarelik yeni yer benim yaptığım 167 metrekare yerin yarısıdır. Bu yeni yapılan 80 metrekare yer için müteahhitte ödedikleri paranın yarısını bana versinler ben 167 metrekarelik yaptığım binaya karşılık kabul edeceğim. Yani ben sadece hakkımı istiyorum.

ALLAH KORKUSU OLAN BU MAĞDURİYETİMİ GÖRÜR!
Bunlar da eğer Allah korkusu varsa benim mağduriyetimi giderecekler. Eğer partilerinin ismi gibi bunlar adaleti biliyorlarsa, ben 167 metrekarelik yerimin yerine bunların yeni yaptırdığı 80 metrekarelik yere ödedikleri paranın yarısına razıyım. Ben şuan mahkemeye gitmek istemiyorum ama kısa süre içerisinde benim mağduriyetimi gidermezlerse bende yasal haklarımı sonuna kadar kullanacağım!"

M.TEYFİK GÖKSU HALA SESSİZ!
Tüm bu gelişmeler karşısında Esenler Belediye Başkanı Mehmet Teyfik Göksu'nun ise suskun kaldığı ve konuyla ilgili kamuoyuna henüz bir açıklama yapmaması ise oldukça manidar karşılanıyor.
Haber:Yıldıray Yılmaz
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik ya da ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde hiçbir içeriği site’de paylaşmayın.